Son mesaj - Gönderen: dua dilencisi - Cumartesi, 24 May 2014 14:36
Peygamberimiz (asv), çocukları "cennet kokusu", "gözümün nuru" diye tarif eder, "Her öpücük için cennette beş yüz yıllık mesafesi olan bir derece verilir" diyerek, çocukların sevgiyle yetiştirilmesini tavsiye ederdi.
Mescere Mescere
 
*
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun. Ağustos 28, 2014, 12:57:15 ÖÖ


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz


Sayfa: [1] 2 3 4
  Yazdır  
Gönderen Konu: İlköğretim 5. sınıf sosyal bilgiler  (Okunma Sayısı 44595 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
mescere
Ziyaretçi
« : Eylül 09, 2008, 05:28:13 ÖS »

1. ÜNİTE - HAKLARIMI ÖĞRENİYORUM

A- Aile ortamı ve biz


İster aile ortamı, ister okul ortamı olsun bireyler olarak;
-   birtakım haklarımız
-   uymamız gereken kurallar ve
-   yerine getirilmesi gereken sorumluluklarımız vardır.
Çocuklar;
-   haklarını
-   uyması gereken kuralları ve
-   sorunluluklarını önce ailede öğrenirler.
Ailede; sevgi, saygı, hoşgörü, güven, bağlılık, huzur, dayanışma ve aile içi demokrasi esastır.
Aile içi demokrasinin başlıca unsurları;
-   iş bölümü
-   düşünce ve fikirlere saygı
-   üzüntü ve sevincin paylaşılması ve
-   aile saygınlığının korunmasıdır.
Aile bireyleri;
-   sabah kalkınca birbirine güler yüzle “günaydın” demeli
-   okula veya işe gidenler iyi dileklerle uğurlanmalı ve
-   akşam eve dönenler güler yüzle karşılanmalıdır.
Dayanışma, demokratik ve mutlu bir aile ortamı oluşturur.
Aile birliğinin sağlam olması için aşağıdaki kurallara uyulmalıdır:
-   Aile bireyleri kendilerine düşen görevleri yapmalıdır.
-   Anne ve baba ailenin sorumluluğunu birlikte paylaşmalıdır.
-   Çocukların bakımı ve evin düzeni anne ve baba tarafından ortaklaşa yapılmalıdır.
-   Anne ve baba çocukların eğitiminden sorumludur.
Çocuklar evde;
-   kendi eşyalarını toplamalı
-   elbiselerini kendileri giymeli
-   derslerine düzenli çalışmalı
-   okul eşyalarını korumalı ve
-   ev işlerine yardım etmelidirler.
Dayanışma çocukların;
-   sorumluluk duygularını geliştirir
-   güven duygusu kazandırır
-   hayatı tanımalarını sağlar.
Aile içi dayanışma ile aile bireyleri;
-   huzurlu ve mutlu olurlar
-   daha verimli işler üretirler
-   eksiklerini tamamlama fırsatı bulurlar.
Aile içinde temizliğe çok önem verilir.
Sağlıklı yaşam için temiz olmalıyız.
Evimizde odaları, tuvaleti banyoyu ve lavaboyu temiz tutmalıyız.
El, yüz ve vücut temizliğine dikkat etmeliyiz.
Temizlik için suya ihtiyacımız vardır.
Suyu boşa harcamamalıyız.
Aile bireylerinin dışında kan bağı ile bağlı olduğumuz akrabalarımız vardır.
Yakın akrabalarımız;
-   anne ve babamızın kardeşleri ile (dayı, amca, hala, teyze)
-   onların anne ve babalarıdır. (dede, nine, anneanne, babaanne, büyükanne, büyükbaba)
Özel günlerde akrabalarımızı ziyaret etmek ve büyüklerimizin ellerini öpmek güzel bir geleneğimizdir.
Logged
mescere
Ziyaretçi
« Yanıtla #1 : Eylül 09, 2008, 05:28:51 ÖS »

B- Okulumuz ve biz

Okul, bilgi ve kültür merkezidir.
Bizi hayata hazırlayan ailemizden sonra ikinci yuvamızdır.
Orada hak ve sorumluluklarımızı öğreniriz.
Çalışmalarımızı düzenli ve zamanında yapma alışkanlığı kazanırız.
Bu da bize sorumluluğunu bilen iyi bir vatandaş olma bilinci aşılar.
Okulumuzda; müdür, müdür yardımcıları, öğretmenler, memurlar ve hizmetliler görev yapar.
Öğrenciler ise eğitim ve öğretim görür.
Müdür okul yönetiminin başıdır.
-   Okuldaki eğitim-öğretim işlerinin düzenli yürütülmesini sağlar.
-   Gerekli ders araç ve gereçlerinin tam olması için çalışır.
Müdür yardımcıları;
-   Yönetim işlerinde müdüre yardım ederler.
-   Yazışma işlerini yürütürler.
Öğretmenlerimiz okulda anne ve babalarımız kadar değer verdiğimiz insanlardır.
-   Bizlere öncelikle güzel konuşmayı ve konuşulanları dinlemeyi öğretirler.
-   Hayatımız boyunca gerekli olan bilgileri verirler.
-   Hak ve sorumluluklarımızı öğrenmede bize rehberlik ederler.
Okulda görevli memurlar;
-   müdür ve müdür yardımcılarına okulla ilgili yazışmaların yapılmasında,
-   resmi yazıların dosyalanmasında ve
-   bazen de kulüp yazışmalarında yardımcı olurlar.
Hizmetliler okulun temizliğinden sorumludurlar.
Bizler de okulumuzu temiz tutarak onlara yardımcı olmaya çalışırız.
Logged
mescere
Ziyaretçi
« Yanıtla #2 : Eylül 09, 2008, 05:29:21 ÖS »

C- Okulumuzdaki hak ve sorumluluklarımız

Okulda uyulması gereken bazı kurallar şunlardır:
-   Okul düzenine uymak
-   Sistemli ve düzenli çalışmak
-   Okul arkadaşlarıyla iyi geçinmek, onların üzüntü ve sevinçlerini paylaşmak
-   Okuldaki herkese saygılı davranmak
-   Okula ve içindeki eşyalara zarar vermemek
-   Doğru sözlü ve nazik olmak
-   Okula temiz ve uygun kıyafetle gelmek
-   Okulu, okul bahçesini ve sınıfları temiz tutmak
-   Öğretmen konuşurken sözsünü kesmemek ve izin alarak konuşmak
-   Koridorda ve sınıflarda yüksek sesle konuşmamak, bağırmamak
-   Okul dışındaki zamanı kitap okuyarak, resim, spor yaparak ve ibadet ederek geçirmek
-   Okula zamanında gitmek ve derslere zamanında girmek.
Bu kurallara uyduğumuz taktirde okul hayatımız düzenli ve huzurlu olur.
Okulda sevgi, saygı ve işbirliğine dayalı grup çalışmaları yapılır.
Grup içinde çeşitli kararlar alınır.
Bu kararlara göre iş bölümü (görev dağılımı) yapılır.
Grup çalışmalarının başarılı olabilmesi için herkesin üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmesi gerekir.
Logged
mescere
Ziyaretçi
« Yanıtla #3 : Eylül 09, 2008, 05:29:49 ÖS »

Ç- Okulun ve okul eşyalarının korunması

Okulumuz ve okul eşyalarını iyi ve temiz kullanmak, zarar vermemek ve korumak bizim görevimizdir.
Kütüphane için konulan kurallara uyarak buradan bütün arkadaşlarımızın yararlanmasını sağlarız. Mesela:
-   Bir defada en fazla iki tane kitap alırız.
-   Aldığımız kitapları en geç bir hafta içinde iade ederiz.
Okul araç ve gereçlerini ortaklaşa kullanırız.
Bunları kullanmak tüm öğrencilerin hakkıdır.
Onlara zarar vermemek bizim sorumluluğumuzdur.
Okulda koridor, tuvalet, laboratuar, merdiven ve bahçe gibi alanları kullanmak hepimizin hakkıdır.
Bu hakkımızı kullanırken arkadaşlarımızı rahatsız etmekten kaçınmalıyız.
Bu alanların temiz tutulması hepimizin sorumluluğundadır.
Arkadaşlarımızla zaman zaman okul dışında da bir araya geliriz.
Oyunlar oynarız.
Çevremizi rahatsız etmemeye itina göstermeliyiz.
Yaşlılara ve engellilere yardımcı olmalıyız.
Okulda ders dışı etkinlik olarak yürüttüğümüz kulüp çalışmalarımızda da demokrasi kurallarına uyarız.
Çalışmalarımızla ilgili kararları oylama yaparak alırız.
Bu nedenle kararlarımızı uygularken de sorumluluklarımızı yerine getirmeliyiz.
Logged
mescere
Ziyaretçi
« Yanıtla #4 : Eylül 09, 2008, 05:30:16 ÖS »

D- Bireyler, gruplar ve roller

Bir fert olarak değişik zamanlarda değişik gruplar içinde bulunur, farklı roller alabiliriz.
-   Ailemizin çocuğu
-   Okulun bir öğrencisi
-   Sosyal bir kulübün başkanı
-   Okul servisinin yolcusu
-   Futbol takımının taraftarı
-   Mağazanın müşterisi gibi.
Farklı gruplar içerisinde bulunma ve farklı roller üstlenmek ömür boyu sürer gider:
-   Okulumuz biter meslek hayatı başlar.
-   Evlendiğimizde anne-baba oluruz.
-   Bir sivil toplum kuruluşunun veya bir spor kulübünün üyesi olabiliriz.
-   Amca, dayı, hala, teyze olabiliriz.
Tüm bunların gerektirdiği rolleri üstlenmemiz gerekir.
Bunu hakkıyla yapabilmek için de birey;
-   Bulunduğu grup ve kurum içerisinde yerini, görevini ve sorumluluklarını belirlemelidir.
-   Nerede olursa olsun; ilişkilerini sıcak tutmalı, iletişim ve davranış kurallarına uymalıdır.
-   Toplumda üstlendiği rolleri en iyi şekilde yerine getirmelidir.
İnsanlar üstlendikleri rolleri başarıyla yerine getirdiklerinde;
-   toplumsal refah düzeyi artar
-   güven duygusu çoğalır
-   karşılıklı ilişkiler güçlenir
-   insanlar gelecek kaygısı duymaz
Logged
mescere
Ziyaretçi
« Yanıtla #5 : Eylül 09, 2008, 05:30:51 ÖS »

E- Haklarım ve sorumluluklarım

Hak; insanın yapmakta serbest olduğu eylemlerin tümüdür.
Kanunlarla belirlenmemiş ya da toplum tarafından kabul görmeyen davranışlar hak olarak kabul edilemez.
Fertlerin haklarından bazıları şunlardır:
-   yaşama
-   yerleşme
-   seyahat etme
-   öğrenim görme
-   seçme ve seçilme
Sahip olunan hakları kullanmak bireylere birtakım sorumluluklar da yükler.
Sorumluluk; haklar kullanılırken gerçekleştirilen eylemlerin sonuçlarını kabul etmektir.
Herkes hak ve sorumluluk bilinciyle hareket ederse; toplumsal huzur, düzen, mutluluk ve başarı elde edilir.
Hak ve sorumluluklar birbirinin zıddı değil, tamamlayıcısıdır.
Logged
mescere
Ziyaretçi
« Yanıtla #6 : Eylül 09, 2008, 05:31:17 ÖS »

F- Çocuğum, haklarım var

Çocuklar;
-   duyguları
-   düşünceleri
-   hayalleri
-   iç dünyaları ve
-   hayata bakış açıları ile yetişkinlerden farklıdırlar.
Çocukların tek başlarına hayatlarını sürdürebilecek güç ve birikimleri olmadığı için yetişkinlerden farklı haklara sahip olmaları gerekir.
Çocukların hakları, “Çocuk Hakları Evrensel Bildirgesi” ile güvence altına alınmıştır.
Logged
mescere
Ziyaretçi
« Yanıtla #7 : Eylül 09, 2008, 05:31:41 ÖS »

G- Çocuk Hakları Sözleşmesi

Çocuk hakları ile ilgili çalışmalar uzun zamandır devam etmektedir.
1924 tarihli “Cenevre Çocuk Hakları Bildirgesi” önemli bir adımdır.
Türkiye bu bildirgeyi aynı yıl kabul etmiştir.
20 Kasım 1959’da Birleşmiş Milletler “Çocuk Hakları Bildirgesi”ni ilan etmiştir.
“Çocuk Hakları Sözleşmesi” 20 Kasım 1989’da “Birleşmiş Milletler Genel Kurulu” tarafından onaylanarak 2 Eylül 1990’da yürürlüğe girmiştir.
Türkiye bu sözleşmeyi aynı yıl imzalamıştır.
Bu sözleşmeyi kabul eden devletler kendi yetkileri altında bulunan her çocuğa sözleşmede yazılı tüm hakları tanımakla yükümlüdür.
18 yaşına kadar her insan yasalar karşısında çocuk sayılır.
Çocuk Hakları Sözleşmesiyle getirilen haklar şunlardır:
-   bedensel ve ruhsal olarak sağlıklı gelişebilme hakkı
-   yeterli beslenme, barınma, dinlenme ve tıbbi bakım hakkı
-   sevgi ve anlayış görme ve korunma hakkı
-   ücretsiz eğitim hakkı
-   oyun hakkı
-   yeteneklerini geliştirebilme hakkı ve
-   hoşgörü, barış ve evrensel kardeşlik ruhu düşüncesi içinde yetiştirilme hakkıdır.
1952’de Cenevre’de toplanan Birleşmiş Milletler Genel Kurulu, Ekim ayının ilk Pazartesi gününü “Dünya Çocuk Günü” olarak ilan etmiştir.
Logged
mescere
Ziyaretçi
« Yanıtla #8 : Eylül 09, 2008, 05:32:23 ÖS »

2. ÜNİTE - ADIM ADIM TÜRKİYE

Anadolu binlerce yıl boyunca çok sayıda medeniyete ev sahipliği yapmıştır:
-   Hititler
-   Frigyalılar
-   Lidyalılar
-   Urartular
-   İyonyalılar
-   Romalılar
-   Bizanslılar
-   Selçuklular
-   Osmanlılar
Yurdumuzun her bir köşesi bu medeniyetlerin izlerini taşımaktadır.
Hemen her ilimizde tarihi eserlere rastlanabilir.
Bu tarihi mekanlar her yıl ülkemize önemli miktarda turist çekmektedir.
Üç tarafı denizlerle çevrili olan, Avrupa ve Asya kıtalarını birleştiren ülkemizin doğal güzellikleri de son derece fazladır. Mesela:
-   Ege ve Akdeniz sahilleri
-   Pamukkale’deki travertenler
-   Kapadokya’daki peri bacaları
-   Van Gölü ve Akdamar Adası
-   İstanbul Boğazı
-   Karadeniz yaylaları
Logged
mescere
Ziyaretçi
« Yanıtla #9 : Eylül 09, 2008, 05:33:00 ÖS »

A- Ülkemizin tarihi ve doğal güzellikleri

Bazı şehirlerimizde yer alan tarihi ve doğal güzellikleri yakından tanıyalım:

İSTANBUL

Asya ve Avrupa kıtaları üzerinde yer alan ve pek çok tarihi ve turistik değere sahip olan İstanbul, dünyanın en güzel şehirlerindendir.
İstanbul’da bulunan görülmeye değer yerlerden bazıları:
-   İstanbul surları
-   Galata Kulesi
-   Yerebatan Sarnıcı
-   Dikili Taş
-   Kız Kulesi
-   Topkapı Sarayı
-   Çırağan Sarayı
-   Sultan Ahmet Camii
-   Süleymaniye Camii
-   Ayasofya Müzesi
-   Anadolu ve Rumeli Hisarları
-   Kapalı Çarşı
-   Dolmabahçe Sarayı
Ayasofya hakkında bazı bilgiler:
-   Yüzyıllar boyunca dünyanın en büyük kilisesi olmuştur.
-   Bizans İmparatoru Justinien zamanında inşa edilmiştir.
-   Fatih Sultan Mehmet tarafından camiye dönüştürülmüştür.
-   Günümüzde de müze olarak kullanılmaktadır.

İZMİR

İzmir’de ilk akla gelen görülmeye değer yer, şehrin simgesi olan Konak Meydanı’ndaki saat kulesidir.
1 Eylül 1901’de inşa edilmiştir.
Ayrıca Kadifekale, Kordon Boyu ve Fuar Alanı da kayda değerdir.
İlçelerinden Bergama ve Efes Antik Şehri de gezilebilecek yerlerdendir.
Logged
mescere
Ziyaretçi
« Yanıtla #10 : Eylül 09, 2008, 05:33:40 ÖS »

KONYA MEVLANA MÜZESİ

1926’da hizmete girmiştir.
Müzede sema ayini için kullanılan müzik aletlerinden ney, rebab, tef ve tambur ile Mevlana’nın giysilerinden korunabilmiş olanlar sergilenmektedir.
Müzenin mescit bölümü Sultan Süleyman zamanında inşa edilmiştir.
Hat sanatına ait örnekler, el yazması mushaflar, halılar ve peygamberimizin sakalı da sergilenmektedir.

KAPADOKYA

Asırlar önce Erciyes ve Hasan Dağı patladı.
Çevre zamanla lav ve çamurdan meydana gelen tüf ile kaplandı.
Rüzgar ve yağmurun etkisiyle aşınmalar meydana geldi.
Binlerce yıl süren bu aşınmalar sonucunda peri bacaları oluştu.
Ürgüp, Göreme, Avanos, Uçhisar yörelerinde ve Ihlara Vadisi’nde birçok kilise vardır.
Kapadokya ismi; Perslerin bölge için kullandıkları “Güzel Atlar Ülkesi” anlamındaki “Katpatuka” kelimesinden gelmektedir.

GAZİANTEP ZEUGMA ANTİK ŞEHRİ

Nizip ilçesinin 10 km doğusundadır.
Fırat nehrinin kıyısındadır.
Yaklaşık 2000 yıl önce kurulmuştur.
Doğu ile batı arasındaki alışverişin yapıldığı İpek Yolu üzerinde olduğundan çok gelişmiştir.
Kusursuz bir su şebekesi ve altyapı sistemi vardır.
Mozaik ve heykelleriyle ünlüdür.
Kazılarda çıkarılan eserler Gaziantep’te müzede sergilenmektedir.
Logged
mescere
Ziyaretçi
« Yanıtla #11 : Eylül 09, 2008, 05:34:18 ÖS »

BURSA

Bursa’ya yolu düşenler; Uludağ, Yeşil Cami, Yeşil Türbe, Ulucami gibi yerleri ziyaret edebilirler.
Bursa’da İslam ve Osmanlı büyüklerine ait çok sayıda türbe vardır.

ANTALYA

Denizi, güneşi ve uzun yaz mevsimiyle bu şehir, ülkemizin en çok turist çeken yörelerindendir.
Orada akla gelen ilk tarihi eser 20 bin kişi kapasiteli Aspendos Antik Tiyatrosu’dur.
Ayrıca buraya gelen yerli ve yabancı turistler; Perge, Side, Alanya Kalesi, Damlataş Mağarası ile Manavgat ve Düden şelalelerini ziyaret etmektedirler.

ANKARA

Belgelere dayanmamakla birlikte; ilk adının Galatlar tarafından “Ankyra, Ancyra” olarak verildiği ve günümüze kadar “Angora” “Engürü” ve “Ankara” şeklinde değişime uğradığı tahmin edilmektedir.
1354’de Orhan Gazi’nin oğlu Süleyman Paşa tarafından Osmanlı topraklarına katılmıştır.
Başkent olduktan sonra hızlı bir gelişme göstermiştir.
Askeri ve coğrafi özellikleri bakımından uygun bir yerde olması nedeniyle başkent yapılmıştır.
Gezip görülecek yerlerinden bazıları şunlardır:
-   ilk meclis binası
-   Anıtkabir
-   Anadolu Medeniyetleri Müzesi
-   Hacı Bayram Camii
-   Ankara Kalesi
-   Kurtuluş Savaşı Müzesi
-   Etnoğrafya Müzesi
Tabii güzelliklerinden bazıları da Eymir ve Mogan Gölleri ile Kızılcahamam Soğuksu Milli Parkı’dır.
Ankara’da halay, zeybek ve kaşık havasının farklı türleri oynanır.
En tanınmış oyunları fidayda, misket ve Ankara Zeybeği’dir.
Logged
mescere
Ziyaretçi
« Yanıtla #12 : Eylül 09, 2008, 05:34:44 ÖS »

B- Kültür değerlerimiz

Kültür; bir toplumun maddi ve manevi değerleriyle o toplumun özgün düşünce ve sanat eserlerinin tümüdür.
Toplumların kültürleri; yer şekilleri, iklim, bitki örtüsü, ve eğitim gibi etkenler nedeniyle farklılık gösterir.
Yurdumuzun her köşesi kültürel değerler yönünden oldukça zengindir. Mesela:
-   halk ezgilerimiz ve türkülerimiz
-   halk oyunlarımız
-   el sanatlarımız (halıcılık, kilimcilik, çinicilik, deri işçiliği, müzik aleti yapımı, taş ve ağaç oymacılığı)
-   yemek çeşitlerimiz
-   düğünlerimiz ve mevlit merasimlerimiz
-   gölge oyunu ve orta oyunu geleneğimiz
Ülkemizin bölge ve yörelerinde bazı farklılıklar olmakla birlikte milletçe ortak değerlerimiz vardır. Mesela:
-   misafirperverliğimiz
-   yardımlaşma ve dayanışmaya önem vermemiz
-   komşularımızla iyi ilişkilerimiz
-   gelenek ve göreneklerimizi yaşatmaya çalışmamız
Logged
mescere
Ziyaretçi
« Yanıtla #13 : Eylül 09, 2008, 05:35:06 ÖS »

C- Şehirlerin hatırlattıkları

Çeşitli özellikleriyle tanınan illerimiz vardır. Mesela:
-   Çorum leblebisiyle
-   Ordu ve Giresun fındığıyla
-   Diyarbakır karpuzuyla
-   Gaziantep, fıstığı ve baklavasıyla
-   Isparta, gül ve halılarıyla
-   Rize de çayıyla meşhurdur.
Logged
mescere
Ziyaretçi
« Yanıtla #14 : Eylül 10, 2008, 12:51:22 ÖS »

3. ÜNİTE - BÖLGEMİZİ TANIYALIM

Yurdumuzun; yeryüzü şekilleri, iklimi, bitki örtüsü, nüfusu ve ekonomik özellikleri her yerde aynı değildir.
Bu özellikler dikkate alınarak yurdumuz yedi tane coğrafi bölgeye ayrılmıştır:
-   Karadeniz Bölgesi
-   Marmara Bölgesi
-   Ege Bölgesi
-   Akdeniz Bölgesi
-   İç Anadolu Bölgesi
-   Doğu Anadolu Bölgesi ve
-   Güneydoğu Anadolu Bölgesi’dir.

Bölge: Doğal, beşeri ve ekonomik özellikleriyle diğer alanlardan ayrılan ve kendi sınırları içinde benzerlik gösteren alanlara bölge denir. (Akdeniz Bölgesi gibi)

Bölüm: Genel özellikleri bakımından bölgeye benzeyen ancak bölgeden bazı farklılıklar gösteren daha küçük alanlara bölüm denir. (Orta Karadeniz Bölümü gibi)

Yöre: Bölüm içerisinde farklı özelliklere sahip olan daha da küçük alanlara yöre denir. (Göller yöresi gibi)
Logged
Sayfa: [1] 2 3 4
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.7 | SMF © 2006, Simple Machines LLC

Her bir gününüz, bir öncekinden daha verimli geçsin inşallah
XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli! Dilber MC Theme by HarzeM
Questa Grafica è stata creata da Webinweb.net


MKPortal M1.1.2b ©2003-2007 mkportal.it
Bu safya 0.04799 saniyede 17 sorguyla oluşturuldu